24 Mart 2014 Pazartesi

Gece Denemeleri III


1.
 Âdem ile Havva’nın günahı elmayı yemeleri değil, yemenin pişmanlığını taşımalarıdır. Torunlarına itaatkârlığın ve kendi doğalarından utanıp cezayı kabullenmenin alçaklığını bir lanet olarak bıraktılar. İtaat övüldükçe insan aşağılanır ve bizi aşağılanmanın gururuyla tanıştıran atalarımızın elma karşısındaki pişmanlıklarıdır.

2.
Ateş çukurları ve işkenceler bir cehennem için hiç korkutucu değil. İnsan vücudu bir süre sonra çektiği acılara alışacaktır. İnsan ruhunun dünyada çektiği acılar karşısında göksel hayali bir tiranın tehditleri hiç kalır. Cehennem insanın acıyı hissetmesi değil hissizleşmesidir. Etrafımızdaki herkesin acı çığlıkları atması değil, çığlık atamayacak kadar hissizleşmiş insanların arasında uyanmamızdır.

3.
La vrai vie est absente! Bizler acıyı görmemek için gözlerini kapatmakta özgür bırakılmış mahkûmlarız sadece. Ellerimiz bizim ama tuttuklarımız değil. Sesimiz bizim ama kelimelerimiz değil. Gerçekliğe ulaşamamış varlıklarız sadece ve varlığımız olarak elimizde tuttuklarımız bizim değil. Bedenin mi yoksa ruhun mu daha gerçek olduğunu tartışırken ikisine de kaybettik.

4.
Tanrılar La Malinchi’yi yalnız bıraktılar. Çocuklarının ölüleri nehirde yüzerken yalvardığı tanrılar yokluğun acısını çekmekle meşguldu. Tanrı, oğlunu çarmıhta gözündeki sineklerle yalnız bıraktı. Tanrı’dan nefret etmek onun varlığına inanmak kadar anlamsızdır çünkü varlıklarımızı kaybettiğimiz dünyada tanrının varlığı ya da yokluğu sadece bir teferruattır.

5.
Faust’u cehenneme sürükleyen Şeytan değil, açgözlülüğüydü. Lilith’i cennetten kovduran onuruydu. Âdem ve Havva, Şeytan tarafından baştan çıkarıldıkları için değil, tabiatları gerektirdiği için elmaya uzandılar. Şeytan’ın tek suçu, en aşağılık yaratıkları doğuracak olan insan neslinin önünde eğilmemek ve göklerin kibirli hâkimi karşısında onurunu koruyabilmekti.  

6.
 Ahmakların saygıdan bahsetmesine dayanamıyorum. Köpürmelerinin ardından saygı beklemeleri midemi bulandırıyor. Çünkü biliyorum ki onlar saygıya değil, ahmaklıklarını yaşayabilmek için ihtiyaçları olan sessizliğe ihtiyaç duyuyorlar.

7.
Bastille’in alınışı için
…ve devamlı çarpan bu yürek için
Teşekkür ederim sana Şeytan!

Leo Ferre

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder